Montag, 10. August 2015

NEFSİNİ BİLEN RABBİNİ BİLİR!



NEFSİNİ BİLEN RABBİNİ BİLİR!

Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki: “Nefsini bilen Rabbini bilir.”
Bu hadisi şerifte kast edilen “nefis”, insanın özüdür. Zira, kötülüğü emreden Emmare nefsin Rabbini tanıması gibi bir özelliği yoktur. Bidayette Emmare nefisle birlikte olan bu öz nefis, Allah’a ve O’nun dininin icaplarına iman etmek ile mükelleftir. İman ettikten sonra Emmare nefis ile olan birlikteliğini kınamasından dolayı “Levvame Nefis” adını almıştır. İnsanın özü olan nefis, Mülhime mertebesine yükseldikten sonra dahi Emmare nefisten tam olarak kurtulmuş olmadığından iç barış, bu aşamada dahi mümkün gözükmemektedir. 
“Bir “Ben” vardır benden içeri” sözünü bir çok kimse eksik algılamaktadır. Zira, insanın içinde iki değil, beş “Ben“lik vardır.
Bunlardan birisi, kötü haberlerin doğumuna vesile olan şeytanların vesveseleri.
İkincisi, hiç durmadan kötü isteklerini tekrarlayan ve kötü anıların hatırlanmasına sebep olan heva-i nefistir.
Üçüncüsü, iyiliklerin kalpte doğmasına vesile olan ilham meleği. 
Dördüncüsü, güzel ve aklı-ı selim düşüncelere ve güzel anıların hatırlanmasına vesile olan Hak Tealaya âşık insani ruhtur (beş letaif). 
Beşincisi, İmam-ı Rabbani hazretlerinin “ADEM“ (yokluk) diye ifade ettiği, yokluğun ta kendisi olan, Allahu Tealanın hadisi kudside mealen; “İnsan Benim, ben insanın sırrıyım” diye buyurduğu Allah’ın emanetlerini yüklenen insanın ta kendisi olan; “Ben”liktir. Allah’ta fani olan sufinin “Ben”i yoktur.
İnsanın iç dünyasında bulunan bunlar, işin başında yoğurdun içinde yağ ile ayranın birbirine karıştığı gibi karışmış olduğundan, avam halk bunların her birini diğerinden ayıramayıp bunların hepsini bizzat kendisi sanmasından dolayı, iç huzursuzluğundan bitap düşer.
Manevi sahada ma’rifet ilminden biraz pay alanlar ise, yoğurdu yayıp ta ayranın yağdan ayrıldığını fark ettikleri gibi, içerdeki ajanları bir, bir fark ederler ve bunların hepsinin Allah’ın imtihanı gereği, Allahu Tealanın yüce isimlerinden bir isminin tecellisi ile kalpte oluştuklarını görürler. İşte o zaman sufinin kalbinde; “Men arafe nefsehu, fekad arafe Rabbeh” (Kim nefsini tanırsa o, Rabbini tanır.) hadisi şerifinin manasının sırrı zuhur etmiş olur.
Kendisini bilen kişi, Rabbini bilir, Rabbini bilen ise, haddini bilerek gizli şirkten kurtulur. Yani bu mertebedeki sufi, alemde Allah’tan başkasında kuvvet göremez. Ona göre her canlı câmidtir. Sufinin gönül gözü, gizli şirkten kurtulmadıkça melekûta (iç aleme) kördür. Aslında gözler körlükten değil, ışıksızlıktan göremezler. İç aleminin uçsuz bucaksız genişliği ve gizli güzelliği keşif olunduğunda, Sufinin “Benliği” bu benzersiz güzelliğin Yaratıcısı Allah’a hayran kalır ve bu hayranlık sufiyi İlahi aşka uçurur. Bu safhadan sonra Allah’a; cennete girmek, cehennemden kurtulmak için ibadet yapmak gibi bir beklentisi olmadan itaat etmeye başlar.

Nefsin 7 kademesi vardır Allah (c.c) Şems suresinde (7. Nefse ve onu biçimlendirene,8. Sonra da ona kötülük ve takva kabiliyetini verene yemin olsun ki, 9. Elbette nefsini temizleyip parlatan kurtulmuştur.10. Onu kirletip gömen de ziyan etmiştir.) buyurmaktadır.

Bunlar aşağıdaki gibi sıralanırlar:

1- Nefsi Emmare (Bu makamın zikri Kelime-i Tevhid'dir. LA İLAHE İLLALLAH Zikri çekilir)
2- Nefsi Levvame (Bu makamın zikri Lafzı Celal'dir. ALLAH Zikri çekilir)
3- Nefsi Mülhime (Bu makamın zikri İsmi HU'dur. HU Zikri çekilir)
4- Nefsi Mutmainne (Bu makamımın zikri HAK Esmasıdır.)
5- Nefsi Radiyye (Bu makamımın zikri HAY Esmasıdır.)
6- Nefsi Marziyye (Bu makamımın zikri KAYYUM Esmasıdır.)
7- Nefsi Kamile (Bu makamımın zikri KAHHAR Esmasıdır.)

Nefsin 19 tanede afeti vardır insan neden nefsiyle mücadele etmelidir?çünkü her insanın nefsinde 19 tanede afet vardır.nitekim Allah (c.c) Müddesir suresi 30. ayeti kerimesinde:
"üzerinde 19 zebani vardır" buyurmaktadır.

Bunlar:

1- Cehalet
2- Cimrilik
3- Dedikodu-gıybet
4- Fitne-Fesat
5- Gurur-Kibir
6- Haset ve düşmanlık
7- Hırs-şehvet
8- İsyan
9- İbtila
10- Kin ve nefret
11- Küfür
12- İkiyüzlülük
13- Zankörlük
14- Öfke-gayz
15- Sabırsızlık
16- Vefasızlık
17- Yalan
18- Zulüm
19- Zandır

Şimdide Nefsimizin mertebelerini sırayla açıklayalım:

1- Nefsi emmare:kötü his ve huyları,çirkin vasıfları içinde barındırır.şehvet düşkünü hayvani nefsin hükmü altında olmakla,hayvanların yoluna girmiştir.kötü hisleri güzel görür.hesap ve ahiret derdi yoktur.sadece keyfini düşünür.bu nefsin eserinden;kibir,benlik,hırs,şehvet,kıskançlık,cimrilik,kin intikam,hiddet gibi huylar çıkar.Allah`ın düşmanıdır, bu nefsin bütün huyları bir kişide toplanırsa,o kişi şeytanların mertebesine düşer nefsi emmarenin sahibi ya fasık,ya münafık,yada kafirdir,itikadı düzeltmek samimi tevbe ve terbiye iledir,tezkiye edilmezse Cehennem ateşiyle temizlenmesi kaçınılmazdır.

2-Nefsi levvame:kendini kınayan, kötüleyen,azarlayan nefistir.bu nefis sahibi günah işlediğinde pişman olup tevbe eder,kendisini kınar,yapmamak için karar verir fakat günah önüne gelince duramaz,yine içine düşer.sonra pişman olur iyilik ve kötülük arasında gider gelir kendini beğenme,çekişme,gizli riya,makam ve şehvet tutkusu gibi nefsi emmarenin bazı vasıfları bu mertebedede bulunur fakat nefs hakkı hak batılı batıl görür yine bilirki bu vasıflarla huzurdan uzaktır.fakat onlardan kurtulamıyor.bu mertebede nefs ve şeytan birleşip vesveseyle kalbe saldırırlar,tedavisi rabıta, tövbe ve zikirdir.

3-Nefsi mülhime:Allahu teala nefsin isyan ve itaatini vasıtasız ilham ettiği için bu makamda adı mülhime olmuştur.nefs;tevbe,zikir,rabıta ve mücahede ile günahların ağırlığından ve şehvet bağından kurtulunca,ilham ve feyz almaya kabiliyet kazanır.devamlı olarak kamil mürşidden ilhamlar gelir.bu mertebede hayvani nefs tamamen ıslah olur.haramdan kaçar hayırlara koşar.fakat şeytan ona açık ve bariz bir şekilde saldırmaya başlar.kendini ve amellerini beğendirir,insanları küçük ve değersiz gösterir,ümitsizliğe düşürür.Allah`ın azabına karşı ona emniyet hissi verir,bu makamda bir mürşidin himmeti olmazsa tehlikeye düşebilir.

4-Nefsi mutmainne:Cenab-ı Mevlanın "Ey tatmin olmuş Nefs" hitabıyla ıstıraptan kurtulup huzura eren nefistir.her türlü şek ve şüpheden temizlenip pak olmuş,fenalıklara arzusu kalmamıştır.sıfatları;tevekkül,incelik,cömertlik,yumuşaklık,güleryüztatlı dil,kusurları bağışlama,hamd,şükür,müşahede,teslimiyet ve rızadır,

5-Nefsi radiyye:ister bela ister sefa Allah`ın bütün fiillerinden razı olan,O'ndan başka herşeyi gözünden silip atan ve sadece Rabbinin rızasına nazarını diken nefistir fakat bu makama varanlar Arif değil Velidirler.o yüzden başkasını irşad edemezler,şeytan onların şeklinde başkalarının rüyalarına girip yoldan çıkarabilirler.

6-Nefsi mardiyye:Allahu tealanın razı olduğu nefistir Ariflerin makamıdır,dış itibariyle diğer insanlardan ayırt edilemez fakat iç itibariyle bütün cisimleri altına çevirecek bir tılsım gibidir,kendisine üfürülen ruh ile görür bilir.sesini uzaklardan işittirir,bunların kıyafetinde şeytan başkasının rüyasına giremez.

7-Nefsi tezkiyye(Kamile):seçkin,saf ,tertemiz nefistir,Allahın en seçkin dostları olan Gavs ve Kutupların makamıdır,seyirleri Allah iledir.önceki bütün nefislerin güzel vasıflarını üzerlerine toplamışlardır her halleri ibadet ve zikirdir.biran Allah`tan gafil olmazlar, onların muradı Allah`ın murad ettiği şeydir,rızalarıda öfkeleride Mevla iledir.Allah için olan işleri yaparlar.bunun için çevrenin ayıplaması ve çekişmesinden ürkmezler.
Cenab'ı Hak onlarla alemlere ikramda bulunur,belaları defeder, Allah`ın emirlerine riayet edenleri kendi öz çoçuklarından çok severler,ama herkese merhamet ve şefkatle bakarlar.insanların kusurlarına bakmazlar,iyiliği emreder kötülükten sakındırırlar.pak ve tertemiz yüzleri huzur ve aydınlık saçar.onları görenler Allah`a yönelirler,mübarek yüzlerine edeple bakmak bile ibadettir,ince ve latif sözleri katıksız hikmet bilgisidir, gayet ince ve zarif,yumuşak ve alçak gönüllülükle telkinde bulunurlar,sıradan nazarları dahi dünya ve içindekilerden üstündür.Allah cümlemizide inşa`Allah nefsi kamile erenlerden layıkıyla yararlanmayı ve o mertebeye yaklaşabilmeyi nasip eylesin ve bu satırları okuyarak tefekkür edenlerden razı olsun. Amin.


Kaynak: Nefsini Bilen Rabbini Bilir - Muhyiddin İbn Arabi 
Kaynak: Allah Yolunda Kalplerin Keşfi - İmam-ı Gazali
Kaynak: İlahi Armağan - Abdulkadir Geylani


Keine Kommentare:

Kommentar veröffentlichen