Donnerstag, 30. August 2012

İslamofobi ile mücadele etmeliyiz!



Özellikle son 20 yıldır Batı dünyasının gündeminde 'İslami terör' denilen bir kavram bulunmakta ve sıkca basında yer almaktadır. Müslümanlar olarak biz dünyadaki korku ve Kaosa neden olan tahrik ve insanları birbirlerine karşı kışkırtan ve bu nedenle istismar eden ve sömüren Şeytani terörizmi lanetle kınıyor ve dünyadaki bütün Müslüman ülke Liderlerini, kurum ve kuruluşları İslamofobi ile etkin bir şekilde mücadele etmeye davet ediyoruz.

Herhangi bir Terörist´eyleme 'İslam terörü' denemez. Eğer Hıristiyan olsalar, 'Hıristiyan terörü' veya Yahudi olsalar 'Yahudi terörü' denemeyeceği gibi. Çünkü ilerleyen bölümde inceleyeceğimiz gibi, din adına masum insanların öldürülmesi mümkün değildir.
Dine inanan, Allah korkusu taşıyan bir insan böyle bir şey yapamaz. Terörizm bir Dine mal edilemez.

Din sevgiyi, merhameti, barışı emreder. Terör ise dinin zıttıdır; acımasızdır, kan dökmek, öldürmek, acı çektirmek ister. Tetikçilerin hangi ismi taşıdığı, kimliklerinde ne yazdığı önemli değildir. Masum insanları göz kırpmadan öldürüyorsa, dindar değil dinsizdir. Allah'tan korkmayan, tek amacı kan dökmek ve acı çektirmek olan bir canidir. Bu nedenle, 'İslami terör' kendi içinde çelişkili ve son derece hatalı bir kavramdır. Çünkü İslam dininde hiç bir şekilde teröre yer yoktur. Aksine, İslam'a göre 'terör' olarak adlandırdığımız eylemler (yani masum insanlara karşı işlenen cinayetler) , büyük bir suçtur ve müslümanlar bu eylemleri engellemek, yeryüzüne barış, huzur ve adalet getirmekle sorumludurlar.

Terörün genel anlamı, askeri olmayan hedeflere karşı siyasi amaçlı şiddet kullanımıdır. Bir diğer ifadeyle terörün hedefleri tamamen suçsuz olan sivil insanlardır. Tek suçları, teröristin gözünde 'öteki taraf' olmaktır. Bu nedenle terör, suçsuz insanlara karşı şiddet uygulanması anlamına gelir ve bunun hiç bir ahlaki mazereti yoktur. Bu, Hitler'in veya Stalin'in cinayetleri gibi, 'insanlığa karşı işlenmiş suç'tur.
Kuran Allah'ın insanlara yol gösterici olarak indirdiği bir kitaptır ve Allah bu kitapta insanlara güzel ahlakı emretmektedir. Bu ahlakın temelinde ise, sevgi, şefkat, hoşgörü ve merhamet gibi kavramlar yer alır. Allah tüm insanları, yeryüzünde merhametin, şefkatin, hoşgörünün ve barışın yaşanabileceği model olarak İslam ahlakına çağırmaktadır:

Ey iman edenler, hepiniz topluca 'barış ve güvenliğe girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır. (Bakara Suresi, 208)

Kuran ahlakına göre bir Müslüman, Müslüman olsun veya olmasın tüm diğer insanlara karşı iyi ve adaletli davranmakla, zayıfları ve masumları korumakla ve 'yeryüzünde bozgunculuğu önlemekle' sorumludur. Bozgunculuk, yeryüzünde insanların güvenlik, barış ve huzurunu ortadan kaldıran her türlü anarşi ve terör halidir. Bir ayette buyrulduğu gibi, 'Allah, bozgunculuğu sevmez'. (Bakara Suresi, 205)

Bir insanın suçsuz yere öldürülmesi ise, en büyük bozgunculuk örneklerinden biridir. Allah, daha önce Tevrat'ta Yahudiler için vermiş olduğu bir hükmü Kuran'da da tekrar şu şekilde açıklamaktadır:

...İsrailoğullarına şunu yazdık: Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur... (Maide Suresi, 32)

Görüldüğü gibi tek bir insanı bile, 'bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın' öldüren bir kişi, tüm insanları öldürmüş kadar büyük bir suç işlemektedir.

Bu durumda, teröristlerin işledikleri cinayet, katliam ve gündemdeki tabiriyle 'intihar saldırıları'nın ne kadar büyük bir suç olduğu açıktır. Allah terörizmin bu zalim yüzünün ahiretteki karşılığını şöyle bildirir:

Yol, ancak insanlara zulmeden ve yeryüzünde haksız yere 'tecavüz ve haksızlıkta bulunanların' aleyhinedir. İşte bunlara acıklı bir azab vardır. (Şura Suresi, 42)

Tüm bunlar göstermektedir ki, masum insanlara karşı terör eylemi düzenlemek, İslam'a tamamen aykırı bir eylemdir ve hiç bir müslüman böyle bir suç işleyemez. Aksine, müslümanlar bu suçları işleyen insanları durdurmakla, 'yeryüzündeki bozgunculuğu' ortadan kaldırmak ve tüm insanlara huzur ve güven getirmekle sorumludurlar. Müslümanlık terörle birlikte düşünülemez, aksine terörün engelleyicisi ve çözümüdür. Fakat bu gerçekleri bütün dünyaya müslümanlar olarak bizler anlatmamız gerekmektedir.

Önder Demir
İslamofobi ile Mücadele Platformu Başkanı

1 Kommentar:

  1. “İslamofobi”yi kimse dert etmemelidir. Robot üreten hiper-kapitalistler, kendilerine mesela istihdam gibi “sosyal sorumlulukları” hatırlatıldığında, işin içinden “Universal basic income will make work irrelevant” diye çıkıyorlarmış. Yani Suudi Arabistan, BAE, ... modeline gönderme yapıyorlarmış. Oysa “mülteci”, “misafir işçi”, “yabancı düşmanlığı” sorunlarını Hristiyan Avrupa BiLiM ile çözebilmiş değildir. Sizi temin derim: kapitalist-üst-akıl İslam dininin kadrini, kıymetini çoğu Müslüman'dan daha iyi bilmektedir.

    AntwortenLöschen