Zitate und Weisheiten für Führungskräfte

Erkan Güneyoglu Önder Demir
Zitate und Weisheiten für Führungskräfte
Jeder Gedanke, jedes Gefühl, jedes Wort, jede Handlung alles ist Energie und Schwingung. Jede Energie sucht sich ihre Resonanz und geht im Kosmos niemals verloren.
€9,99 Softcover

Sonntag, 24. Juni 2012

Başarıya Giden Yollar






Başarıya Giden Yollar


Ülkeleri yeryüzünde başarılı veya başarısız kılan şey, akıllı, bilgili ve vizyoner insanların doğru yerlerde ve doğru pozisyonlarda olup olmamalarıdır. Bir akıllı insan, yeri gelir bir ülkeyi fikirleri ile kurtarabilir. Fakat yüz tane akılsız bir arada bulunsa, bir bakkalı dahi kurtaramazlar. Çünkü akıl v...e bilgi, Hakk'ın nurlarındandır ve O, onu dilediği insanlara verir. Yüz tane üniversite bile bitirseniz, şayet akıllı değilseniz; o üniversitelerde görmüş olduğunuz dersler, sizi 'akıllı' yapmaz.

Günümüzde şirketlerin ve devletlerin en büyük sorunlarından bir tanesi de, kendi şirket veya kadrolarına yeterli derecede iş bilen ve tecrübe sahibi insanları bulamamaktır. Bu sorun, aslında kendilerinin çıraklıktan insanları yanlarına alıp onlara işi öğretmemelerinden kaynaklanıyor ve işe almış oldukları insanların akıl ve bilgi derecelerinin düşük olduğundan.

Yok canım, önce bir üniversite bitireceksin, sonra yurtdışında master yapacaksın, o yetmedi birde üstüne staj yapacaksın ve en az beş yıl iş tecrüben olacak. Yaş gelecek otuza dayanacak ve sen, daha yeni iş hayatına atılacaksın ve dönüp arkana baktığında koskoca yılları okullarda ve üniversite sıralarında tükettiğini, bir sürü ezberlediğin bilgi ile fakat pratikte bu işlerin nasıl olduğunu gerçekten bilmediğini anlayacaksın ve enerjinin büyük bir kısmını sadece diploma alabilmek için harcadığını görerek ruh olarak yenik ve bitik bir durumda olacaksın. İşte günümüz dünyasının sosy- ekonomik sorunlarını derinleştiren bir sorun da budur.

Daha sonra senden büyük işler bekleyecekler... 'Yahu sen, Harvard'ı Oxford'u bitirmiş adamsın. Sen, her şeyden anlarsın.' havasını alttan vererek seni iyice şişirerek yüksek pozisyonlara getirecekler; fakat bir türlü senden o istedikleri meyveleri alamayacaklar. Çünkü sen, zaten üniversite yıllarında hayattan bıkmışsın ve o diplomaları alabilmek için bütün enerjini ve vaktini harcamışsın. Senin pratik hayatı anlaman için en azından bir üç yıl kafanı o pratik hayatta neler var neler yok onları anlaman için yorman gerekir.

Kaç kere şahit olmuşumdur işadamlarının yakınmalarına; 'Yahu kardeşim, iş bilen eleman bulamıyorum.' diye sızlanıp dururlar. Aslında yaptıkları hata, sadece elemanları küçük yaşta alıp kendilerinin pratik olarak yetiştirmemesidir.Sakın kimse yanlış anlamasın. Ben, burada üniversite mezunlarını küçümsemek istemiyorum. Sadece onların 'üniversite'ye paralel olarak haftanın iki gününde okumuş oldukları branşlarda gidip birebir pratik öğrenim almalarını öneriyorum. Bakın o zaman dünyada işten anlamayan insan kalıyor mu? Hem böylelikle üniversiteye paralel olarak ileride çalışacakları yerleri görebilmeleri ve pratik zekalarını geliştireceklerini düşünüyorum.Pratik akıl, teorik akıldan daha üstündür. Çünkü pratik akıl, uygulayarak öğrenir; teorik akıl, sadece hayal ederek.... İşte günümüz dünyasını çıkmaza sürükleyen pratik aklın teorik aklın önüne geçememesidir. Ne demiş büyüklerimiz; «Akıl ve bilgi, bir işin sonunu görebilmektir.»Zaten akıllı ve bilgili insan daima kendisinden daha akıllı ve daha bilgili insanlarla beraber çalışmayı ister. Çünkü akıl akıldan üstün olduğu gibi fikirde diğer bir fikirden üstün olabilir.

Önder Demir

Mutlu olmanın şartı nedir?





Mutlu olmanın şartı nedir?


Dünyamızda her yıl 1 milyon insan, intihar etmektedir. Günümüzde bu intihar sorununun asıl kaynağı, mutsuzluktan ve bunu takip eden depresyondan kaynaklanmaktadır.

Ormanda bir ağaç düşünün. Bu ağaç, bir marangoz tarafından işlendiğinde; marangoz, o zaman bu ağacı bir mobilya, bir masa veyahut bir dolap haline getirebilir ve bundan diğer insanlar faydalanabilirler. Fakat düşünün, ortada marangoz yok... O zaman bu ağaç, bir baltacının eline düşer, kesilir ve ateşe atılarak yakılır.

İnsan da aynı şekildedir. Şayet çevresinde onu yetiştirebilen, eğitebilen, ona bir şeyler öğretebilen anne, baba veyahut devlete sahip ise; o zaman o insan, mutlak bir surette meyve verir ve o meyvelerden diğer insanlar faydalanırlar. Fakat onu yetiştirebilecek, ona hedef gösterebilecek birileri yoksa; o insan, kurumuş bir ağaç misali ortada kalır ve dünyadaki 'baltacılar'ın elinden kurtulamaz.

Aslında dünyamızda mutlu olmak ve mutlu yaşayabilmek için öncelikle Yüce Allah'ın varlığını bilmek, daha sonra her insana gereken maddî ve manevî öğrenim akabinde insanca yaşayabileceği bir iş ve hayırlı bir eştir. Bunlara sahip olan insanlar, mutluluğun temel prensiplerini yakalamış olurlar.

Dünyamızda bulunan bütün devletler, kendi halklarına güven, huzur, adalet ve mutluluk sunabilmek için vardırlar ve bu dört kriter üzerinden hareket ederler. Her devleti ayakta tutan, o toplumdaki birlik ve beraberliktir ve o toplumun hedefleridir. Bu da din, dil, kültür gibi beraberliklerdir.

İnsan, Rabbine kul olamadıktan sonra kendisini bir damla nutfeden yaratan, onu mükemmel bir şekilde donatan Allah'ını tanımadıktan sonra, dünya ve ahirette mutlu olabilmesi, boş bir hayalden ibarettir. Öncelikle onu Yaradan'ı iyi tanıması gerekir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) buyuruyor; 'Nefsini bilen, Rabbini bilir.' İşte asıl mutluluğun sırrı, bu sözde yatıyor. Bu sözü iyi anlamak gerekir. Bizleri yaratan ve bizlere kendi ruhundan üfleyen Yüce Allah, bizleri aslında kendi öz ana ve babamızdan bile o kadar çok seviyor ki, o bize asla zulüm etmiyor; bizler, kendi nefsimize yapmış olduğumuz günahlardan dolayı zulüm ediyoruz ve bu yüzden mutlu olamıyoruz.

Yeryüzünde insanları mutsuz ve huzursuz eden fikir ayrışımlarıdır. Hedef, dünyamızda bu fikir ayrışımlarını kavga ve savaşa dönüştürmeden insanca oturup karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde konuşabilmektir.

Aslolan, maddî bedenimizin toprak olmasıdır. Çünkü aslen topraktan yaratıldık ve maneviyatımızın; yani ruhumuzun Yüce Allah'a geri dönmesidir. Çünkü o Yüce Allah, bize kendi ruhundan üflemiştir. Kuran-ı Kerim'de şöyle buyuruluyor:

E fe gayre dînillâhi yebgûne ve lehû esleme men fîs semâvâti vel ardı tav’an ve kerhen ve ileyhi yurceûn(yurceûne) .

«Onlar, hâlâ Allah'ın dîninden başkasını mı arıyorlar? Halbuki göklerde ve yerde kim varsa, hepsi tav'an ve kerhen (isteyerek ve istemeyerek) O'na teslim oldular ve onlar, O'na (Allah'a) , geri döndürülecekler.» (Al-i İmran, 83. ayet)

Yapılacak şey, dünyamızda her insana insan gibi yaşama şartlarının evrensel bir biçimde bütün dünyada uygulanmasıdır. Dünyada hiçbir şey, insandan daha fazla kıymetli değildir. Bu yüzden, insanoğluna zararlı olan ve onun mutlu olmasını engelleyen bütün eylemler, söylemler, hareketler ve maddeler, dünyamızda yasaklanmalıdır ve her şey, dünyada insanların mutlu bir şekilde yaşayabilmeleri için evrensel kararlar bağlamında uygulanmalıdır.

Avrupa´daki Türkler






Avrupa´daki Türkler


1.İhtiyaçları Nelerdir?


Cevap:

Avrupa´daki ve diğer yurtdışındaki Türklerin genel ihtiyaçları Sadece onların problem ve sorunları ile ilgilenen bir kuruluşun olmamasıdır.

Böyle bir Kuruluş ( Dış Türkler Koordinasyon Merkezi) DTKM ,kanımca derhal kurulabilir.

Başbakanlığa bağlı olarak böyle bir kuruluşu devreye sokabiliriz.



Bütün dünya Türkleri´nin yaşamakta oldukları sorun ve Problemler Bu kuruluşa iletilerek yaşamakta oldukları ülke kurum ve kuruluşları ile irtibata geçilerek haledilebilir.



Profesyonel bir biçimde Ankara´da Dışişleri Bakanlığı Binasinda böyle Bir (Diş Türkler Koordinasyon Merkezi) DTKM ´yi yapılandırabiliriz.



2.Sorunları Nelerdir?


Cevap:

Yurtdışında yaşayan Türklerin sorunları başlıca Eğtim ve Ana dillerinde Yaşamış oldukları ülkelerde eğtim alamadıklarından kaynaklanıyor.

Kendi ana dilini ve Tarihini bilmeyen Türk çoçukları yaşamış oldukları Topluma entegre olmakta zorlanıyorlar.

Bu nedenle derhal kendilerine Ana dilde eğtim hakkı yaşamış oldukları ülkelerde Derhal sağlanmalıdır.

Ayrıca Kanunlar çerçevesinde Türkçe ve diğer yabancı dillerde eğtim veren Üniversiteler Türklerin yaşamış oldukları ülkelerde rahatlıkla kurulabilir.


3. Potansiyel Güçleri ne durumdadır?


Cevap:

Yutdışında yaşayan Türklerin Potansiyel Güçleri 4,8 milyon nüfus ile 27 Avrupa ülkesine dağılmış bulunmaktadır.

Alım güçleri yıllık 70 milyar Avroya dayanmaktadır.

Toplam olarak 120 bin civarında İş adamı Avrupa genelinde 600 bin insanı Doğrudan ve 1.5 milyon insanı dolaylı olarak istihdam etmektedir.

Sadece Almanya´da Türk Şirketleri 30 milyar Avro Ciro yapmaktadır ve 65 bin İş adamı 360 bin insana iş imkanı sunmaktadır.

Yurtdışında yaşayan Türklerin müteşebbis ruhları bulunmuş oldukları ülkeler Tarafindan çok iyi bir şekilde bilinsede yeterli derecede destek bulmamaktadır.

Bugün Avrupa´da Döneri bir Marka haline getiren Türkler sadece Döner ile yılda 10 milyar Avro Ciro yapmaktadırlar.

Bunun yaninda yetenekli Türk gencleri Makina ve Endüstri alanında büyük atılımlar gerçekleştirmektedirler.

4. Maddi ve Manevi aktüel durumları nasıldır?


Cevap:

Avrupa ve diğer yurtdışında bulunan Türklerin

Maddi durumları yaşamış oldukları ülkelerdeki

İnsanların maddi durumları ile karşılaştırıldığı

Zaman yüzde 20 düşük orantıdadır.

Türkler kazanmış oldukları her 100 Avro´nun

15´ini tasarruf etmektedirler.

Türkler arasında işsizlik oranı kimi yerlerde yüzde

25´lere varıyor buda kalifiye meslek dallarında öğrenim görmemelerinden kaynaklanıyor.

Yurtdışındaki Türkler genellikle Hizmet Sektöründe çalışmaktadırlar.

Temizlik,Lokantacılık ve başkalarının yapmak istemediği zor şartlardaki işleri genellikle Türk vatandaşları üstleniyorlar ve üstlenmektedirler.



Lokantacılıkta ve Temizlik işlerinde en uçuz fiyatı Türkler uygulamaktadır ve bu nedenle kar marjinali düşük işlerle Türkler yaşam mücadelesi vermektedirler.



Manevi olarak büyük bir çoğunluk hem dinine hemde örf ve adetlerine bağlı bulunmaktadırlar.

Bunun yanında Türk gençleri arasında Diskotek kültürü gittikçe hızla artarak büyümektedir.


Avrupa´da yerel halkın yanında en çok Diskotek ve Bar acıp işleten yurtdışında yaşayan Türklerdir.


Şu anda Avrupa genelinde aşağı yukarı 1500 Camii ve Dernek

Ve 1000 adet Türkler tarafından açılan ve isletilen Diskotek bulunmaktadır.



5. Lobi faaliyetleri ne durumdadır?


Cevap:

Yurtdışındaki Türklerin Lobi faaliyetleri maalesef istenilen seviyede değildir.

Profesyonel Lobiciliğin ilk adımı UETD (United

European Turkish Democrats) tarafindan atılmıştır.

Yurtdışındaki Türkler arasında Lobicilik yavaş yavaş gelişmektedir.

Lobicilik aktif insanlarla ve aktif kurumlarla

Türklerin yaşamış olduğu ülkelerde yürütülmelidir.

Yurdışında yaşayan Türkler açısından ve Avrupa

Birliği yolunda bulunan Türkiye açısından Lobicilik

21.yüzyılda ülkeler için büyük önem arz etmektedir.


Bu nedenle Profesyonel Lobiciler yetiştirmeli ve bunları yaşamış oldukları toplumlarda etkin kılmalıdır.


6. Vizyonları ve Hedefleri nelerdir?


Cevap:

Yurtdışında bulunan Türklerin öncelikli hedef ve

Vizyonları yaşamış oldukları ülkelerde söz sahibi

Olmak ve istek ve arzularının yaşamış oldukları ülkelerde ciddiye alınmasıdır.

1.Kuşak işçi olarak geldi.

2.Kuşak meslek ve iş sahibi oldu.

3.Kuşak Doktor,Mühendis,Avukat gibi meslek dallarına ulaştı ve Politik hayata dair oldu.


7. Anavatanları ile Kültürel bağları nasıldır?


Cevap:

Yurtdışında yaşayan Türk ismi olan fakat Türkçe

Bilmeyen binlerce insan bulunmaktadır.

Bunların genellikle babaları Türk fakat anneleri Türk olmadığından dolayı kendileride Türkçe bilmiyorlar.

Türk Dili ve Tarihi okullarda çoçuklara mutlaka

Ders olarak okutulmalıdır,aksi takdirde 4.Kuşak

Türklerin Anavatan Türkiye ile bağları zayiflayabilir ve kendileri kolayca asimile olabilirler.

Türk Dili ve Tarihine ve Din Derslerine mutlaka

Önem verilmelidir.


Dış Türkler Koordinasyon Merkezi (DTKM) bu gibi

Sorunları en kısa zamanda çözebilir.

Her Türk DTKM´nin Telefon Numarasını ve Email

Adresini yanında taşıyacaktır ve bu Merkezde yurtdışında bulunan Türkler ile 24 saat iletişim kurulacaktır.

Internet üzerinden kendi sayfasi ile Yurtdışında bulunan bütün Türk vatandaşlarına DTKM hizmet sunacaktır ve yurtdışında bulunan Türklerin Mektupla oy kullanmalarını gerçekleştirecektir.