Mittwoch, 2. Mai 2012

Yeni Dünya Düzeni



Yeni Dünya Düzeni"nin ne olduğunu ve kimlerin projesi olduğunu anlatmak elbette çok uzun bir bahistir. Burada sadece 1980"li yılların başından beri gelinen siyasî ortama uygun olarak aldığı isimleri hatırlarsak bu düzenin ne olduğu hakkında az-çok bir fikre sahip olabiliriz: Kürüselleştirme/Küreselleşme (Globalizasyon), Büyük Ortadoğu Projesi, Dünya Organizasyonu, Armegedon, Kaos"tan Düzene (Ordo Ab Chao), Yeni Çağ, Üçüncü Dalga, Medeniyetler Çatışması ve Medeniyetler İttifakı vb. isimler.

Yeni Dünya Düzeni projesi ve düşlemesi, bu isimle aslında 16. yüzyılın başlarına kadar geri götürülebilir. 14 Temmuz 1556 günü İngiltere Başbakanı Disraeli, Avam Kamarası"nda şu hitapta bulunuyordu:

“Bu Kamara"dan nadiren bahsettiğimiz bir güç var. ... Gizli cemiyetlerden bahsediyorum... İnkâr etmek yersiz, çünkü Avrupa"nın büyük bir kısmının... bu gizli cemiyetlerin şebeke ağı ile örüldüğünü örtbas etmek imkânsız. ... Peki amaçları ne? Hiçbir şeyi saklamaya çalışmıyorlar. Anayasal bir hükümet istemiyorlar. ... Dinî kuruluşlara bir son vermek istiyorlar. Bazıları daha da ileri gidebilir...”[4]

Özellikle II. Dünya Savaşı arefesinde etkin hale gelen Yeni Dünya Düzeni projesi, Avrupalıları birbirine kırdırtmıştı. Yine bir İngiliz Başbakanı W. Churchill, olayın faillerini araştırırken, “grubun kökenlerinin Spartacus"a dayanabileceğini yazmıştı. Elbette, 1 Mayıs 1776"da Avrupa"da Illuminati Tarikatını kuran Cizvit profesör Adam Weishaput"tan bahsediyordu.”[5] Bu cümlelerini alıntıladığım Texe, Illuminati"nin köklerini çok daha ileriye götürerek, Tapınak Şövalyelerine ve Jacques de Molay olayına bağlamaktadır[6].

Netice şu ki Yeni Dünya Düzeni bugün Amerika Birleşik Devletleri"nde şekillenmekte ve oradan idare edilmekte olduğunu, Senatör Robert F. Kennedy"nin şu cümleleri özetlemektedir: “Her birimiz eninde sonunda Yeni Dünya Düzeni"nin kurulmasına ne kadar katkıda bulunduğumuzdan sorgulanacağız.”[7]

Dünya Düzeni"nin kimler tarafından kurgulandığına böylece işaret ettikten sonra, bu düzen neler içeriyor ve amacı nedir sorusuna, bu düzenin önde gelen teorisyenlerinden Alder Vera Stanley"nin cümleleri cevap vermektedir:

“Bütün yaratılışın ardında bir plan var. Evrimin şu anda ilerlediği hedef Dünya Birliği. Dünya Planı şunları içeriyor: Dünya Örgütü... Dünya Ekonomisi... Dünya Dini...”[8]

Dünya dini, hangi dindir? Bu, C.W. Smith"in ifadesiyle: “Tanrı"nın planı bütün ırkları, dinleri ve felsefeleri birleştirmeye vakfetmiştir. ... mezheplere ayrılmamış ve Büyük Işık diye bilinen ve zaten var olan yeni bir din.”[9] Toffler ise bu yeni dini şöyle tanımlar: “Üçüncü Dalga: ... kültürleri, değerleri ve ahlâk anlayışlarını birleştirir. ... Bundan böyle farklı dinî inançlar olmayacaktır.”[10]

Yahudi asıllı Amerikalı senatör Al Gore söz konusu oluşturulmak istenen yeni din ve tanrının ne olduğunu şöyle ifade eder: “Doğa her şeyiyle Tanrı"dır. ... İnsanlığın kaderi, gelecekte yeni bir dinin ortaya çıkmasına bağlı. Böyle bir dinle güçlenerek, dünyayı yeniden kutsama imkânına sahip olabiliriz.”[11] Bu Yeni Dünya Düzeni için düşlenen başkenti Texe Marrs şöyle açıklıyor: “Dünyayı gizliden gizliye idare eden, ama 2000 yılı itibari ile tüm dünyanın hakimiyetini ele geçirmek isteyen belli başlı hanedanları ve aileleri inceleyerek, bu kötü ruhlu grubun geleceğimize yönelik genel düşüncelerini kavramaya başladık. İç Çember"in adamları, başkenti Kudüs olacak şekilde bir Dünya Hükümeti, hatta Dünya İmparatorluğu kurmak için çalışıyorlar. Siyonizmi yüceltiyor, Yahudilerin Büyük Tapınağını yeniden inşa etmeyi ama aslında bunları yaparken, ne Tevrat"ı, ne Musa"nın Şeriatı"nı, ne de Mesih İsa"yı şereflendiriyorlar. İnsanlığı, küresel hakimiyet hedefinin önünde engel teşkil eden faydasız yiyiciler olarak görüyorlar.”[12]

O halde Yeni Dünya Düzeni"nin mimarlarının kim olduğu ve amaçlarının ne olduğu az çok anlaşıldı sanırım. Amaçları dünyayı sadece parasal açıdan değil din açısından da yönetmektir. Dinden anladıkları yukarıda da işaret edildiği gibi insanın Tanrı"nın yerine hakim kılındığı bir din anlayışıdır. Kısaca Yeni Dünya Düzeni, modern bir Firavunculuktur ki, zaten bu düzenin mimarlarının çok çeşitli kuruluşlarının sembol ve ritüelleri Firavunların sembol ve ritüelleridir. Evrensel Işık, Piramit, Pergel ve Gönye gibi. Firavun sözcüğünün anlamı da zaten “Ulu mimar” veya “Usta” demektir.

Tarihte görüldüğü gibi Yeni Dünya Düzencileri, sürekli dinleri kendi din anlayışlarına dönüştürmek ve bu yolla insanları ve toplumları kendi hakimiyetleri altına alabilmek için başta yahudilik ve hıristiyanlık kurumları ve din adamlarıyla sıkı ilişkiler kurmuşlardır. Dean Grace"in şu cümleleri bunu ortaya koymaktadır.

“... Marksist, Sosyalist, Komünist, Siyonist, Mason ve Enternasyonalist benzeri değişik isimler altında saklanırlar. Londra, Berlin, Roma, New York gibi yerlerde yaşarlar. Birleşmiş Milletler"i, Wall Street"i ve Washington DC"yi idare ederler. Silah sanayine maddî kaynak sağlar, isimsiz asker benzeri anıt mezarların dikilmesine yardımcı olurlar... Üyelik nesilden nesle, İngiltere ve Avrupa"nın soylu ailelerinden, uluslararası finans piyasalarını yöneten saraylardan, Dünya Yahudiliği ile Roma Katoliklik hiyerarşisinden geçer.”[13]

Yeni Dünya Düzencilerinin yahudiler ve hıristiyanlarla doğrudan ilişkileri olduğunu gösteren bu ifadelerden sonra, merkezî görevini Vatikan"ın üstlendiği bugünkü dinlerarası diyalog onların bir projesi midir? diye daha açık bir şekilde sormak gerekir.


Prof. Dr. Mehmet Bayraktar

Makalenin tamamı için buraya tıklayın!

Dünyabülteni

Keine Kommentare:

Kommentar veröffentlichen